Neden Salı'dan Salıya; Amacım ilk yazımda Emirdağ'ın pazarını işlemek. Pazara gelenlerin ve Pazar esnafının da benim yazımı okumalarıdır. O nedenle yazılarımın Salı'dan Salıya okunmasını istedim. Ozan dostum Muharrem KUBAT bir dizesinde ,"Salısı sel olur Emirdağ'ının" diyordu.Bu dize Emirdağ pazarının ne kadar canlı ve coşkulu olduğunu en iyi şekilde ifade etmektedir. Emirdağ'ın yüzün üzerinde köyü vardı. Çifteler, Bayat, Han, Yunak, Sivrihisar..vb bazı köyleri aldılar.Buna rağmen köyü çok olan ilçelerimizden birisidir.Bütün köyler her Salı pazara gelir.İşi olanda olmayanda gelir.Gelenlerin bir kısmı ürettikleri mal ve ürünleri satmaya,ihtiyaç sahipleri de olmak için sabahın erken saatlerinde adeta bir sel gibi akın akın yollara düşerler. İşi olmayanlarda eş dost ziyaretlerine gelirler. Salı gün pazara gelmek her Emirdağlı için adeta bir görevdir.Akşam üzeride aynı hareketlilikle geri dönerler. Salı pazarı bir panayırı ve bir festivali andırır.Sadece Emirdağ köyleri gelmez.Bu pazara Bolvadin, Çay, Bayat, Çifteler, Han,Kadıkuyusu,Yunak gibi çevre yerleşim yerlerinden pek çok talip vardır. Hatta Isparta ve Denizli'nin ilçelerinden de Salı pazarına esnaflar gelirler. Emirdağ esnafı ile çevreden gelen esnaflar arasında bir dostluk oluşmuştur.Emirdağ esnafı tok gözlüdür. Çevreden gelen esnafla barışıktır. "Herkes nasibini alır" inancı hakimdir.Çevreden gelen dost ve müşterilerine ikramda bulunmak Emirdağ esnafının en büyük özelliğidir.Bir birlerini de çok severler.Borcu olan esnafı dara sokmadan borçlarını öderler.İyi bir dayanışma ve yardımlaşma içindedirler. Böyle pazarı kim görmek istemez.Esnafı ile tüketicisi ile her kes için Salı Pazarı bir zevktir.Bir buluşma ve görüşme fırsatıdır. Ben esnafına,tüketicisine iyi pazarlar diliyorum. Bundan sonraki yazımda geçmişte kalmış yaylacılık konusunu bir nostalji olarak işlemeye çalışacağım. Hoşçakalın...
|