2 Ağustos 2010 günü; dostum, arkadaşım ve meslektaşım Ali Köycü'yü yitirdik. Böylece; Emirdağ, bir yurtseverini, bir ulus severini ve bir aydınını yitirdi. Yapısı sertti, fakat mertti. Saz gibi eğilip, bükülmezdi. Dimdikti kavak ağacı gibi. Doğrulardan inandıklarından ve ilkelerinden hiç ödün vermezdi. Doğru bildiği konularda, denetimini yaptığı bir öğretmenle nasıl konuşuyorsa bir vali ile de aynı doz ve tonda konuşurdu. YÜREKLİYDİ ! Görevde iken derslikten bir türlü çıkmak istemezdi. Öğretmene, öğrenciye birşeyler vermek için çırpınırdı. Çalışmaları beğenirse gözlerinin içi gülerek çıkardı, beğenmezse yüzü kıpkırmızı kesilirdi. ÇALIŞKANDI ! Dışarıdan gelen arkadaşlarına O sahip çıkardı. Sofrası açıktı. CÖMERTTİ ! Dostları ve arkadaşları ile buluşmaktan sohbetlerden hoşlanırdı. İyi günde, kara günde mutlaka dostları ile olmak isterdi. VEFALIYDI ! O'nu köyüne gömdük. Köyü çok güzel bir köy olmuş, kütüphanesi bile var. O güzel kabristanda mutlaka rahat uyuyacaktır. Meslektaşım, eğitimbilimci oğlu NECMİ'nin yerini dolduracağına yürekten inanıyorum. Saygıdeğer eşine, çocuklarına, sevenlerine başsağlığı diliyor, kendisine mekanın cennet olsun dostum diyorum.
|