Kaç Kişi Çevrimiçi
Şu anda 59 ziyaretçi çevrimiçi
Arşiv
-
Temmuz, 2011
-
Mayıs, 2011
-
Nisan, 2011
-
Mart, 2011
-
Şubat, 2011
-
Ocak, 2011
-
Aralık, 2010
-
Kasım, 2010
-
Ekim, 2010
-
Eylül, 2010
|
Frontpage Slideshow (version 2.0.0) - Copyright © 2006-2008 by JoomlaWorks
|
Pazartesi, 06 Şubat 2012 08:58 |
Geçenlerde bir ortamda (ismi mühim değil) bir sivil toplum kuruluşu başkanıyla karşılaştık. Bir iki hoşbeşten sonra efendim dedi "Bu Belediye Başkanı'ndan başka yazacak birşey yok mu bu memlekette? Yatıyoruz Belediye Başkanı kalkıyoruz Belediye Başkanı. Yerel gazetelerde Belediye Başkanından başka birşey yok" dedi. Başkan'a önce şöyle bir gülümsedim. Sonra da; sen açıklama yaptın da biz yayınlamadık mı Sayın Başkan dedim. Neyse bu konuşmaların ardından gerçekten şöyle bir düşündüm "Bu memlekette Belediye Başkanından başka kimse yok mu?" diye. Sonra da sorumlusu olduğum gazetenin birinci sayfalarını şöyle bir düşündüm. Evet gerçekten de yatıyoruz Belediye Başkanı, kalkıyoruz Belediye Başkanı. Diğer yerel gazete için de durum aynı. Peki bu ilçede başka Başkanlar veya yöneticiler yok mu? Elbette ki var, kimler var hatırlayabildiklerimi şöyle bir sayıyorum; AKP İlçe Başkanı, CHP İlçe Başkanı, MHP İlçe Başkanı, DSP İlçe Başkanı, SP İlçe Başkanı, İl Genel Meclis Üyeleri, Belediye Meclis Üyeleri? Siyasilerin dışında başka kimler var? Esnaf Odası Başkanı, Esnaf Kefalet Odası Başkanı, Ticaret Odası Başkanı, Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı, Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanı, Şoförler Odası Başkanı... Hatırlayabildiklerim bunlar ilk etapta. Bakıyorum odaların veya sivil toplum kuruluşlarının seçimlerine Emirdağ ile ilgili nutuklar atılıyor. Emirdağ için neler yapılıyor neler, Emirdağ için nasıl mücadele verildiği anlatılıyor. İsterseniz sizler de birgün buyrun gelin seyredin. Önümüzde iki partinin kongresi var. Bir de odanın kongresi var bildiğim kadarıyla. Bu kongrelerdeki konuşmalara ve Emirdağ nutuklarına bir bakın. Ama kongreler, Başkanlık seçimleri sona erdikten sonra, adeta herkes kendi kabuğuna çekiliyor. Bazen sözlü iletiliyor, işte şunu yazın işte bunu yazın. Ben de Sayın Başkan, sen Başkan'sın sen bir açıklama yapar mısın? Yok efendim ben yapamam. Neden yapamazsın? İlginç cevaplar geliyor. Kimisi ben uğraşırsam pis uğraşırım diyor, kimisi beni katmayın bu işe beni Belediye Başkanıyla falan uğraştırmayın diyor, kimisi ben onu muhatap almıyorum diyor. Bu cevaplar böyle uzayıp gidiyor. Emirdağ'da böyle bir durum var işte. Ben kimseye Belediye Başkanını eleştirsin falan demiyorum. Bizim işimiz karşılıklı görüşlere yer vermek. Efendim Başkanın iyi tarafları varsa desteklenir, olumsuz tarafları varsa da eleştirilir ki bir daha aynı şeyi tekrarlamasın. Yani her zaman da eleştirilmez olumsuzlukların yanında olumlu icraatlar da var muhakkak Emirdağ'da. İşin bizimle ilgili kısmına geçiyorum. Bazen eleştiriyoruz, bazen destekliyoruz Sayın Başkan'ı. Eleştirdiğimiz zaman insanlar başlıyor "Başkan yine bunun kuyruğuna basmış, Başkandan istediğini alamamış" gibi dedikodulara. Alkışladığımız zaman da "Başkan yine bunun sesini kesti" hatta ve hatta "Başkan bunu yine satın almış" gibi dedikodulara. Peki soruyorum bu ilçede yaşayan tüm Başkanlara ve yöneticilere var mı şimdiye kadar yaptığınız açıklamalardan sansüre uğrayan? Yok, olamaz da. Biz kimseye eleştirme de diyemeyiz, destekleme de diyemeyiz. Biz desek de zaten Sayın Başkanların bizim aklımızla hareket edecek halleri de yok. Ama benim dikkat ettiğim bir husus var. Sayın Başkan şova devam ediyorum diyor. İyi yaptıkları da var kötü yaptıkları da. Desteklediğimiz konular da var eleştirdiğimiz konular da. Ama herkes köşesine çekilmiş sadece ve sadece olayları izliyor. Unutmamak gerekir ki; eleştirinin olmadığı yerde demokrasi olmaz. Bu eleştiriler olumlu da olabilir olumsuz da. Tabii eleştirilerin de belli bir seviyede tutulması kaydıyla. Ayrıca belirtmek istiyorum ki; bu satırlar kimse için yazılmadı. Bizim hiçbir Başkan'la veya hiçbir yöneticiyle bir sorunumuz yok. İsteyen bu yazıya hak verir isteyen vermez. Herkesin kişisel görüşüne de saygımız sonsuz... Satırlarıma son verirken şu çok önemli mesajı iletmek istiyorum; "Halk değişmedikçe, halk kendisini değiştirmeyi istemedikçe; tepedekileri değiştirme çabası çocukça bir sulu gözlülükten ya da oyunbozanlıktan başka bir şey olamazdı" Mutlu ve huzurlu bir hafta dileklerimle hoşcakalın...
|
|
|