Geçtiğimiz Cuma günü hemşehrimiz Sayın Hakkı Erdem'in yaşadığı olay... Hemşehrimizin evine bizzat gittim ve suyunun olmadığını bizzat gördüm... İçinde bulunduğumuz ay en mübarek ay... Sayın Başkan'ın şu hayır mübarek günde bir vatandaşın suyunu kesmesine diyecek kelime bulamıyorum. Şu hayır mübarek günde ayıptır, günahtır Sayın Başkan... Madem vatandaşın suyunu kesmeye kararlısın Ramazan Ayı'ndan sonra kesseydin vatandaşın suyunu... Şimdi adamlar banyo yapamıyor, tuvalete gönül rahatlığıyla gidemiyor, bulaşık yıkayamıyor, abdest alamıyor dolayısıyla namaz da kılamıyor bunun vicdani açıdan sorumluluğunu hiç mi hesaba katmıyorsun? Bir de bunun halk sağlığı açısından oluşturduğu tehdit var. Hadi vicdani açıdan bunun sorumluğunu sen üstlendin diyelim. Ya toplumsal sorumluluk? O evde yaşayan insanların sağlığı şu anda tehdit altında... Mikrobun temizlenmesi için suyun şart olduğunu herkes bilir ama nedense bunu Sayın Başkan unutuyor... Olacak iş değil... Ve bu konuda da son sözü yargı söyleyecek... Sayın Başkan bu konuda bir cevap verecek mi bilmiyorum ama sanırım vereceği en mantıklı cevap vatandaşın kendisinin de dediği gibi "evrak eksikliği"dir. Fakat bunu demesinin de bu saatten sonra bir anlamı yok çünkü madem evrakları eksikti neden önce suyu verdin üç ay sonra suyu 20 kişiyle kesmeye geldin diye o vatandaş sormaz mı sana... Gelgelelim olayın bir diğer vahim yönüne. Sayın Başkan'ı Emirdağ halkı oylarıyla o makama oturttu.Saygı duyuyoruz... Bugün Sayın Başkan o makama gelen her kim olursa olsun sebep ne olursa olsun makamından kovamaz... "Çık dışarı, burası benden sorulur" diyemez... Çünkü sen oraya halkı temsilen getirildin Sayın Başkan. Bugün o makamda sen varsın yarın başkaları olacak. Kusura bakmasın ama Sayın Başkan'ın tapulu makamı değil Belediye Başkanlığı makamı. O koltuktan kimler geldi geçti bir düşünsün Sayın Başkan... Ali Kocaman'dan, İsmet Güler'e, L.İhsan Dağ'dan, Ömer Faruk Pala'ya kadar daha kimler kimler... Yarın görev süresi bitince Sayın Başkan da o koltuktan kalkacak yerine başkası gelecek. Bunun yanısıra yukarda da belirttiğim gibi Belediye Başkanlığı makamı kimsenin tapulu malı-mülkü değil. Orası Emirdağ halkının makamı ve o makama gelecekleri Emirdağ halkı belirler. Zira Cennet Erdem de bunu açık açık söyledi. O makama biz oturttuk Sayın Başkan'ı dedi. Ve isyan etti ; oturtmaz olaydık... Sayın Başkan'ı her kim olursa olsun vatandaşa karşı biraz daha nazik davranmaya davet ediyorum hele hele şu hayır mübarek günlerde...
|