Kaç Kişi Çevrimiçi
Şu anda 49 ziyaretçi çevrimiçi
Arşiv
-
Temmuz, 2011
-
Mayıs, 2011
-
Nisan, 2011
-
Mart, 2011
-
Şubat, 2011
-
Ocak, 2011
-
Aralık, 2010
-
Kasım, 2010
-
Ekim, 2010
-
Eylül, 2010
|
Size de hayatınızda, kılavuzluk yapan bir karga oldu mu? Her ne kadar siz "olmadı" deseniz de bence şöyle bir geçmişinizi zihninizde canlandırın... Bazılarımız yok dese de, bu topraklar üzerinde ortak yaşadığımız yakın ve uzun süreçlerde, o kadar çok kargadan kılavuzlar bu milletin ve bizlerin önüne konuldu ki, bunları saymakla ya da ayıklamakla da bitirmemiz oldukça zor. Bu kargaların klavuzluk yaptığı isimler içersinde: başbakanlar, bakanlar, parti başkanları ya da başka başka başkanları çok gördük, siz de gördünüz ve yaşadınız ve belki de hala yaşıyoruz... Hepimiz büyüklerimizden veya çevremizden bir sürü atasözü duymuşuzdur ve de öğrenmişizdir. Bazen de yeri geldiğinde, taşı gediğine koyar gibi, atasözlerini cümlelerimizde kullanırız. Belki de bazılarınız şöyle düşünüyor: "kılavuzdan hiç karga olur mu?" Bana göre olur. Zaten halkın diline böyle bir atasözü düşmüşse, bu memlekette muhakkak ki bazı kargalar, kılavuzluk yapmışlardır. Böylesine sahte kılavuzların peşine düşen ya da düşürülen kişilerin burnu, tezekten mi desem, at tersinden mi desem ya da falanca şahsın pisliğinden mi desem, bir türlü o malum şeyden kurtulmuyor, değil mi? Türk tarihinde ve başka milletlerin tarihinde de, kargadan kılavuzlar hep olmuştur. Ya kılavuzun peşinde koşanlara, ne demeli? Vah ki ne vah! Çok ama çok karga familyasından ya da kardan adamdan veya başka bir şeyden kılavuzları önümüzde görüyoruz yaşadığımız sürece. Bugün ilçemize baktığımızda da kargadan birçok kılavuz görebiliriyoruz. Geçmişte Belediye Başkanlığı, iktidar partisi ilçe başkanlığı vs. yapan isimleri ve o isimlerin hemen yanıbaşında kılavuzluk yapan kargaları bir düşünün... Bugün o bahsettiğim kişilerin ve ona kılavuzluk yapanların birçoğunun adı bile anıldığı zaman insanlar bırak şu adamı gibi tavırlar takınabiliyorlar... Şunu bilmek ve kabul etmek gerekir... Herşeyden önce bir yola çıkıyorsanız o yolda şayet kendinize bir kılavuz şart ise önce kılavuzunuzu iyi seçeceksiniz. Kılavuzunuzu seçerken de o kılavuzun karga olmamasına dikkat edeceksiniz... Tabi kargaları ayırt edebilecek kabiliyetiniz ve bilgi-birikiminiz var ise... Böylesi kılavuzlar karşısında, sizin de elbette hatırınıza, kendi kılavuzlarınız gelmiştir. Eğer burnunuzun pislikten kurtulmasını istiyorsanız ilk yapacağınız iş bu kılavuzlarınızı iyi hatırlayıp ayırt etmek ve layık olduğu yere koymaktır. O yer neresidir derseniz ; ayaklarınızın altı bile az gelir. Ben size, "onları çok daha layık oldukları yere gönderin" derim. Ama ne yazık ki, bundan ötesini bu köşede yazamıyoruz. Daha doğrusu, bundan ötesinin yerini söylemeye terbiyemiz müsaade etmiyor. Onu da siz bulun ve o layık oldukları yerlere, o kılavuz bozuntularını yollayın. Aksi takdirde onların layık oldukları yerde birgün kendinizi bulabilirsiniz... Sağlıcakla kalın...
|
|
|