Kaç Kişi Çevrimiçi
Şu anda 42 ziyaretçi çevrimiçi
Arşiv
-
Temmuz, 2011
-
Mayıs, 2011
-
Nisan, 2011
-
Mart, 2011
-
Şubat, 2011
-
Ocak, 2011
-
Aralık, 2010
-
Kasım, 2010
-
Ekim, 2010
-
Eylül, 2010
|
Geçtiğimiz hafta ilçemiz gündemine damgasını vuran bir olay vardı. Herkes duydu, herkes konuştu, herkes birbirine sordu. Ama biz bu anlatılanı ve doğru olduğu herkesçe bilinen olayı "kamu yararı" adına haber yapacağız dediğimiz zaman olayı "kimse duymadı, kimse görmedi, kimse konuşmadı". İddialar Belediye Başkanı ve bir personeliyle ilgili, doğruluğu nedir bilemiyoruz, olay nedir bilemiyoruz, kim haklı kim haksız onu da bilemiyoruz... Çünkü insanlar bir anda üç maymunu oynamaya başladılar. Olayı duyan birkaç kişi dışında herkes sustu veya susturuldu, korktu veya korkutuldu bunun adı her neyse bunu da bilemiyoruz... Olay Pazartesi günü yaşandı ve Cuma'ya kadar herkes bu olayı duydu. Herkesin duyduğu ve dile getirdiği bu olayla ilgili ne Sayın Başkan'dan ne de başka herhangi birinden açıklama var. Sadece Cumhuriyet Halk Partisi ilçe yönetimi bu olayla ilgili bir açıklama yapmak istedi ama olayın hukuki boyutu bilinmediği için ondan da vazgeçildi. Cumhuriyet Halk Partisi "biz böyle bir olay duyduk" doğru mudur, değil midir diye soracaktı ve Sayın Başkan'dan cevap isteyecekti. Üç maymunun hikayesini bilir misiniz, bilmem. Hikaye şöyle; çok eski zamanlarda bir dağın bir yamacında iyi ve akıllı bir maymun kral, diğer yamacında da şeytan yaşarmış. Kralın çok yaşlı ama çok da akıllı üç danışman maymunu varmış. İnançlarına göre öbür yamaçta yaşayan şeytanı gören ve sesini duyanlar sonsuza kadar lanetlenip taş kesilir, maymun krallığı da felakete uğrarmış. Bu üç danışman maymun bir gün kralları için tepede nadide çiçekler ararlarken çalıların arasında bir hışırtı duymuşlar. Merakla çalıları aralayıp baktıklarında şeytanla yüz yüze gelmişler. Şeytan çirkin sesiyle çığlıklar atmaya başlamış. Maymunlardan birincisi görmemek için gözlerini kapamış ama şeytanın sesini duymuş. İkincisi kulaklarını kapamış ama o da şeytanı görmüş. Üçüncüsü ise hiçbir şey yapamamış, şeytanı hem görmüş hem de sesini işitmiş, bu ölümcül sırdan kimseye bahsetmemek için hemen ağzını kapamış. Kalplerinin taşlaşacağını bilerek ormanda dalları yere değen bir söğüt ağacının altına gizlenmişler. Orada korkudan titreyerek saatlerce hareketsiz kalmışlar. Gece yarısı bu sırrı kimseye söylemeyeceklerine, krallarını ve halklarını tehlikeye atmamak için ellerini kapattıkları yerlerden çekmeyeceklerine dair birbirlerine söz vermişler. O günden sonra insanlar ne zaman gözlerini, kulaklarını ve ağzını kapatmış üç maymun görseler anlamışlar ki onlar şeytanı görmüş ve duymuşlardır ama toplumun çıkarları uğruna bunu bir sır olarak saklamaktadırlar. Bu bir hikaye... Evet, bu hikayede olduğu gibi toplum yararı gerçekten varsa duymamak, görmemek, konuşmamak en doğrusu. Ama tam tersi ise yani birileri zarar görüyorsa "Üç Maymun"u oynamak ne kadar doğru? (Olayı gören, duyan ve olaya tanık olanlar için söylüyorum) Sorunlardan, tepkilerden, sorulardan sıyrılmak için kaçış yoludur bir bakıma, üç maymunu oynamak. Yani; görmedim, duymadım, bilmiyorum... ÖNEMLİ NOT : Malum olayla ilgili konuşmak isteyen veya açıklama yapmak isteyen olursa ismini ve kaynağını açıklamayacağımı buradan taahhüt ediyorum. Bu arada tüm hemşehrilerimizin mübarek Ramazan-ı Şerifini kutluyor, hayırlı ramazanlar diliyorum. Sağlıcakla kalın...
|
|
|