Kaç Kişi Çevrimiçi
Şu anda 49 ziyaretçi çevrimiçi
Arşiv
-
Temmuz, 2011
-
Mayıs, 2011
-
Nisan, 2011
-
Mart, 2011
-
Şubat, 2011
-
Ocak, 2011
-
Aralık, 2010
-
Kasım, 2010
-
Ekim, 2010
-
Eylül, 2010
|
Geçen haftaki yazıma devam ediyorum... En son Emirdağ spor'dan bahsetmiştik o yazıda. 2100 yılında bugünkü gibi insanlarımız eğlenmek, haftasonlarını değerlendirmek için çevre il ve ilçelere gitmiyorlar. İlçemizin Adaçal mevkiinde büyük bir piknik alanı var. Tabi sadece piknik alanı değil. Çocuk oyun parkları, büyük bir yüzme havuzu, yürüyüş yolları, bisiklet yolları vs... Bunun yanında ilçemiz Karacalar Köyü'nde de yine büyük bir piknik alanımız var. Her sene baharda insanlarımızın yolları bozuk olmasına rağmen araçlarını heba ederek gittikleri yaylalarımızın yolları yapılmış. Yaylalarımız Turizm Bakanlığı tarafından korunmaya alınmış. Sadece Emirdağ'dan değil, çevre il ve ilçelerden de birçok insan bu yaylalara haftasonları pikniğe gelir olmuş. Yani 2100 yılında artık biz eğlenmeye sağa sola gitmiyoruz. Sağdan soldan Emirdağ'a geliyorlar. Turizm de Emirdağ'da ayrı bir sektör olmuş... Dört-beş tane büyük hastanemiz var... Emirdağ gibi büyük bir yerde her alanda en az 5-6 uzman hekimimiz var. Artık insanlarımız muayene olmak için başka yerlere gitmiyorlar... Eğitim alanında da büyük bir gelişme kaydedilmiş... Okullarımız Türkiye çapında başarı sağlayan okullar arasında... Ve bu ütopya her alanda uzuyor da uzuyor. Siz aklınıza gelen her alanda ekleme yapabilirsiniz bu ütopyaya... Ütopya nedir peki? Ütopya, olmayan, ama olması gereken ideal toplum ve devlet şekline verilen addır. Ütopyaların olması pek mümkün değildir, ama ütopyalarda ideal olan olması istenen veya beklenen şeyler yer alır. Geçen haftaki yazıyla bu haftaki yazıda birçok kişinin görmek istediği Emirdağ var... Ama ütopya demek gerçekleşmesi mümkün olmayan demektir... Şimdi gelgelelim bugünkü Emirdağ'a... Yani gelecekte olması muhtemel Emirdağ'a... Bir kere geçen haftaki yazıyla bu haftaki yazıda belirtiğim noktaların tam tersi gelişmeler yaşanıyor bu ilçede... Var olan, yani elimizde olan birçok şey de elimizden kayıp gidiyor... Bunun en somut örneği taburun ilçemizden ayrılması... Taburun yeri üniversiteye devredilecek, yeni bölümler açılacak, yeni öğrenciler gelecek, yeni yurtlar yapılacak liste uzayıp gidiyor. Peki ortada somut bir gelişme var mı, yok! Evet, herkes iyi niyetle birşeyler yapmaya çalışıyor, herkes Emirdağ'ı seviyor ama ortada somut bir gelişme yok... Ortada bol bol laf var... Başka da birşey yok... Bu aşamada benim temennim Emirdağ'a birşeyler kazandırmaktan ziyade elimizdekilerden de olmamamız. Eleştirmek kolay derler, evet eleştirmek kolay ama bugün halkın, insanların elinden birşey gelmiyor. Bugün asıl görev ilçeyi yönetenlerde... Emirdağ bir yerlere gelecekse bunu yapacak olanlar yöneticilerdir diye düşünüyorum. Böyle giderse 2100 yılında Emirdağ nasıl olur peki? Sokakları tamamen boşalmış, işyerlerinin aşağı yukarı tamamı kapanmış, nüfusu 4000-5000'lerde olan ve nüfusunun büyük bölümü yaşlılardan oluşan, insanlarının büyük bölümü başka şehirlere göçmüş, eskiden Afyon'a bağlı bir ilçe iken bugün Bolvadin'e bağlı bir kasabaya dönüşmüş olan bir Emirdağ... Bazı şeyler için geç kalınsa da henüz çok geç değil diye düşünüyorum... Saygı ve sevgilerimle...
|
|
|