Kaç Kişi Çevrimiçi
Şu anda 68 ziyaretçi çevrimiçi
Arşiv
-
Temmuz, 2011
-
Mayıs, 2011
-
Nisan, 2011
-
Mart, 2011
-
Şubat, 2011
-
Ocak, 2011
-
Aralık, 2010
-
Kasım, 2010
-
Ekim, 2010
-
Eylül, 2010
|
Bizim ilk düsturumuz Allah'ın ilk emri olan "oku"dur. "Oku" emrinden kasıt, sadece kitap okumak değil; olayları, insanları, kâinatı ve yaratıcıyı okumak; baktığımız, tanık olduğumuz her şeyi okumaktır "oku" emri. Ruhları, gönülleri, kalpleri, hisleri okumak, yeryüzündeki olayları, ahengi, nizamı okumak, hayatımızdaki sinyalleri, inişleri, çıkışları, virajları okumak, gözleri, sözleri, izleri okumaktır "oku" emri... Bu kadar "oku"duktan, gözlemledikten sonra, bunları "kitap yüklü merkepler" gibi kendimize saklamamız ise kabul edilebilecek birşey değildir. Ya yazmak, anlatmak, konuşmak... Düşünürsek eğer; doğru "oku"duğumuzda, doğru aktarıp, doğru konuşabileceğimizi de anlarız. Tersi de söz konusu olabilir, yanlış "oku"yup, okuduklarımızı doğru da yazabiliriz. Fakat, doğru okuyup; yanlış yazmak, konuşmak şüphesiz insanlığın en alçak halidir. Velhasıl, doğru okuyup doğru aktarmaktır insanlığın ilk emri. Evet, yazıyoruz düşüncelerimizi, deneyimlerimizi, "oku"duklarımızı, hatta bize ait olmayan fikirleri bizimmiş gibi de yazıyoruz. Yazmak güzel fakat, yazma amacımız nedir, nasıl yazıyoruz; kalemin, "oku"duklarımızın hakkını verebiliyor muyuz? Öyle yazılar ve yazarlar okuyoruz ki; Kimisi, yazdığı yazılarla dalgalanma oluşturmak, gündeme bomba gibi düşüp birilerine yaranmak için, Kimisi, kelime oyunlarıyla, belagatli yazarak şov yapıp dikkat çekmek, ünlü olmak için... Kimisi, "emir büyük yerden"lerin diktasıyla tehdit oluşturmak, gündem değiştirmek için? Kimisi, tribünlere oynamak için, yorgunluktan, yoğunluktan bitap düşmüş düşüncelere can vererek günü kurtarmak için yazar? Kimisi de severek, zevkle yapar bu işi; hissettiklerini "oku"duklarını aktarmak için yazar düşüncelerini nakşeder kağıda? Kendisini buna mecbur hisseder "doğruları söyleyen olmazsa yalanlar çoğalmaz mı?" diye yazar? Bilgi yüklü eşek olmamak için yazar. Sadece doğruları "oku"tmak için, hissettirmek için yazar. Kendisine yalan söyleyen başkasına doğru söyleyebilir mi. Günümüzde insanlar öyle hale geldi ki, hissetmediklerini inanmadıklarını, bilmediklerini yazıyor. İlk önce hareketlerimizle başladık yalan söylemeye, beğenmediğimiz, içimize sinmeyen durumları, konumları, kişileri beğendik kabullendik dedik. Gerçeği değil görünmesini istediğimiz gerçeği lanse ettik. "Her doğru her yerde söylenmez" sözünü kalkan kullanarak kimi zaman yalanlar doğurduk. Böyle başladı "oku"duğumuzu yanlış aktarma ama böyle devam etmeyecek doğru "oku"yup doğru yazanlar arttıkça, kalemin hakkını verenler yazdıkça... Sağlıcakla kalın...
|
|
|