|
Pazar, 22 Ocak 2012 18:37 |
Yaklaşık bir aylık aradan sonra tüm okuyucularıma tekrar "merhaba" diyerek başlamak istiyorum. Yazacak aslında o kadar çok şey var ki... Ama belli konulara kısaca değineceğim. Emirdağ, aşağı-yukarı 10 gündür kara kışa teslim olmuş durumda. Belediye elindeki imkanlarla cadde ve sokakları temizliyor, kar yağıyor yollar yeniden kapanıyor sonra yollar yeniden açılıyor, bu böyle aşağı-yukarı on gündür devam ediyor. Belediye kar çalışma larında başarılı mı peki? Kimilerine göre başarılı kimilerine göre başarısız. Ama gördüğüm kadarıyla eski dönemlere nazaran Belediye bu konuda biraz daha gayretli. Gelin görün ki Emirdağ yine o klasik kış havasına bürünmüş vaziyette. Bakıyoruz sokaklarda insan sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Esnaf, borcunun derdinin peşinde. Vatandaşlar da odun-kömür ve geçim derdinde. Köprü Dergisi çalışmalarından dolayı bir süredir Belçika'daydım. Belçika'dan bakıldığında Emirdağ'ın durumu daha bir vahim gibi. Belçika'da her 100 kişiden en az 50'si Türkiye'ye döneceğim türküsü söylese de somut olarak bakıldığında ne dönen var ne gelen. Şunu da söyleyeyim; dönecekler de biz Emirdağ'a dönmeyiz diyorlar. Ben bunu söylediğim zaman birileri bunu yanlış anlıyor ama bu bir gerçek ve bunu aşağı-yukarı herkes duyuyor. Dergideki yazımda da belirttim. Belçika'da insanlar şunu soruyor : "Emirdağ'da biz ne yapacağız, nereye gideceğiz"... Bu konuya önümüzdeki günlerde tekrar değineceğim. Organize sanayiye yatırımcılar geliyor. Gerek Belçika'da gerekse burada birçok kişi bunu konuşuyor. Mayıs, Haziran'da fabrikalar faaliyete geçecek. Emirdağ'a gelecek olan o fabrikalar belki de işçilerini bile dışardan getirecekler. Umarım bu durum Emirdağ'a bir canlılık getirir. Uzun dönemdir kan kaybeden Emirdağ da bu canlılıktan nasibini alır... Sonuç olarak birileri Emirdağ için mücadele ediyor etmesine ama Emirdağ'ın daha kateteceği çok mesafe var diye düşünüyorum. Tabi iş işten geçmeden... Sağlıklı ve huzurlu bir hafta geçirmeniz dileğiyle hoşcakalın...
|