27 Şubat... Meşhuuuurrr Emirdağlılar Dayanışma Gecesi... Ne geceydi ama... Geceyle ilgili zaten yeterince eleştiri yapılıyor bu yüzden ben fazla eleştiri yapmayacağım. Ama sadece bir noktaya değinmek istiyorum geceden önce geceyle ilgili yaptığım eleştirilerin doğru çıktığını aşağı-yukarı herkes söylüyor... Ne dedik geceden önce bu gece Cüneyt'in ve Sayın Başkan Pala'nın şov gecesi olacak dedik mi? Dedik evet.. Öyle olmadı mı? Oldu. Şimdi desteklemediğiniz birilerinin şov gecesi olacak dediğiniz bir geceye niye katılacaksınız? Bunun yanında bu geceye neden CHP, MHP, DSP katılmıyor? Neden eski Belediye Başkanları neden eski Milletvekilleri katılmıyor? Bu geceye ben katılırsam kamuoyu önünde bunun hesabını nasıl veririm? Bana demezler mi "kardeşim hem eleştiriyorsun hem de gidip geceye katılıyorsun, sen ne biçim adamsın..." Ve daha bu soruları çoğaltmak mümkün... Gecenin asıl fırtına koparan ve insanların dikkatini fazlasıyla çeken olayını da ilerde bizzat bu köşeye taşıyacağımı da özellikle belirtmek istiyorum. Baş Organizatör Cüneyt Gargılı yine kızmış kendisini eliştirenlere. Aksine ben Cüneyt'e kesinlikle kızmıyorum. Niye diyecek olursanız bir gazeteci olarak siz herkesi eleştiriyorsanız herkesin de elbette sizi eleştirmesi kadar doğal birşey yok... Kızdığını nereden anladın diyecek olursanız "Mustafa Ağa, Bitirim İkili" gibi kelimeler Sayın Gargılı'yı ele veriyor. Ben "ağa" değilim bir kere. Ağa olacak kadar zengin de değilim... Dalkavukluk konusuna gelince Sayın Başkan da elbette etrafındakilerin az çok ne olduğunu biliyor. Bana birgün Sayın Başkan şöyle demişti hatta bunu yazmıştım ama bunu açık açık yazmamıştım. Bana söylediği aynen şu idi "Olmuyor Mustafa olmuyor. Sen bu işi yapamıyorsun. Sen bu işi bilmiyorsun. Senin de bana şu adamlar gibi davranman lazım..." Ve burada özellikle belirtiyorum benim Başkan'la kişisel bir sorunum yok... Olamaz... Kimseyle de olamaz... Biz kimseye hiçbir şekilde kin güdemeyiz... Veya kimseyi karşımıza hedef alamayız. Emirdağ ile ilgili bazı konularda ters düşmüşüzdür veya kamuoyu adına yapılan bazı uygulamaları eleştirmiş olabiliriz... (Yeri ve zamanı gelince bunları da açıklayacağım) Olabilir... Ama benim kişisel olarak ne Sayın Başkan'a ne de başka birine kesinlikle bir kinim, düşmanlığım olamaz... Tabi burada olayı "kişisel çıkar meselesi" olarak yorumlayanlar da var ama ben onları da eğer biraz NAMUSLU, ŞEREFLİ insanlarsa çıkıp KAMUOYU önünde açıklamaya davet ediyorum. Benim Sayın Pala'dan veya Belediye'den ne çıkarım varmış ben de öğrenmiş olurum böylece. Sanırım bu açıklamalar yeterli olacaktır. Bize "bitirim ikili" demiş sayın Gargılı. Bana ve babam Kazım Koyuncu'ya... Babam olan Kazım Koyuncu Emirdağ'da 2 dönem İl Genel Meclis Üyeliği yaptı. Şu anda yüzlerce öğrencinin barındığı parkın karşısında bulunan YURT Kazım Koyuncu'nun eseridir, Bağlıca Alabalık Tesisleri Kazım Koyuncu'nun eseridir, Emirdağ Huzurevine kendi döneminde Özel İdare'den sayısız maddi yardım çıkarmıştır... Ve daha saymakla bitmez. Şimdi reklam yapıyor diyenler olmasın diye yazmıyorum. Bunları Sayın Gargılı da çok iyi biliyor ve bu hizmetlerle ilgili birçok haberi de Sayın Gargılı kendi elleriyle yazdı. (Yazmamı isteyenler varsa birgün bunu sayfalarca yazabilirim...) Bana gelince benim makam-mevki peşinde olmadığımı veya bizim birilerini başkanlık koltuğundan indirmek gibi bir niyetimiz yok, olamaz da... Biz kamu yararına çalışan ve yeri geldiği zaman kamunun hakkını korumakla görevli bir gazeteyiz... Bu Pala da olsa böyle, Dağ da olsa böyle, Güler de olsa böyle... Her neyse insanlar bazı şeyleri senden de benden de iyi biliyor Sayın Gargılı fazla sinirlenmene gerek yok bazı şeyleri bırak da kamuoyunun kendi vicdanına bırakalım... İlerde senin daha birkaç ay öncesine kadarki Başkan Pala'yla ilgili düşüncelerini de hatırlatacağım... Sen yazmana devam et... Saygılarımla...
|