Kaç Kişi Çevrimiçi
Şu anda 33 ziyaretçi çevrimiçi
Arşiv
-
Temmuz, 2011
-
Mayıs, 2011
-
Nisan, 2011
-
Mart, 2011
-
Şubat, 2011
-
Ocak, 2011
-
Aralık, 2010
-
Kasım, 2010
-
Ekim, 2010
-
Eylül, 2010
|
Dalkavukluk, Osmanlı Devleti döneminde bir meslekmiş. Her padişahın etrafında en az 2-3 tane dalkavuk olurmuş. Dalkavuk sözcüğünün tam karşılığı şuymuş : "Menfaati için bir zengine veya devlet kapısında bir yüksek mevki sahibine yardakçılık yapan kişi." Yani günümüzde "yalakalık, evet efendimcilik, tamam efendimcilik" dalkavuk kelimesinin neredeyse eş anlamlıları. Ünlü tarihçi ve yazar Reşad Ekrem Koçu, bir yazısında şöyle diyor : "Dalkavuk, şerefsiz, köleden daha zelil bir tiptir. Dalkavuğu tokatlayıp kovabilmek çok zordur. Ülkeler fethetmiş serdarlar, cihangirler, tahtlar devirmiş ihtilalciler bile nabızlarına göre şerbet vermesini bilen dalkavukları beslemişlerdir." Çünkü insanlık var olalı beri, güce tapan, menfaatini gücün ve güçlünün yanında gören bir takım tipler vardır. Bunlar için, haklı-haksız, doğru-yanlış, siyah-beyaz fark etmez. Yeter ki iktidarda bulunun, yeter ki güçlü olun, yeter ki iktidarı elinizde bulundurun. Günümüzde ise dalkavukları ayırt etmek kolay değil. Çünkü takım elbise giyip kravat takıyorlar, klasik ve spor giyimin en son modasını takip edip gayet şık bir şekilde aramıza karışıyorlar. O yüzden dalkavukların "dalkavuk" olduğunu anlayamıyoruz. Ancak ellerine kalem aldıklarında, köşelerinde yazılar döktürüp televizyon ekranlarında yorumlar yaptıklarında anlayabiliyoruz "dalkavuk" olduklarını. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da dalkavuklukla ilgili 2004'de yaptığı bir konuşmada, Belediye Başkanlarını dalkavuklara karşı uyarırken, "Her makam sahibinin etrafı dalkavuklarla doludur. Bizim etrafımızda dalkavuklar var. Kimini anladıkları dille, kimini de anlamadıkları dille uzaklaştırırız. Bunu yapmazsak geleceğimizi karartırız" dedi. Erdoğan bir Adalet Sarayının açılışını yaparken yaptığı konuşmasına şöyle devam etmişti : "Lütfen ufak hesaplar peşinde koşup da şehirlerimizi, beldelerimizi feda etmeyelim. Kimse bu makamlarda kalıcı değil. Hepimiz gidiciyiz. Ama öyle git ki arkandan hoş sedalar yükselsin. Her makam sahibinin etrafı dalkavuklarla doludur. Geçici zaman için bunlar çok prim yapar. Adalet Sarayı`nın önünde bunları konuşmamın anlamı var. Bizim de etrafımızda bu tür dalkavuklar var. Kimini onların diliyle uzaklaştırırız, çünkü onların anladıkları dil vardır, anlamadıkları dil vardır. Anlamadıkları dili de yeri geldiği zaman kullanırız. Bütün mesele bu konuda kararlı olmamızdır. Bunu yapmazsak sadece kendi geleceğimizi değil, ülkenin de geleceğini karartırız" Yazıyı anlayan anlamıştır. Anlamayana diyeceğimiz çok fazla birşey yok... Anlayanlar anlamayanlara anlatsınlar. Saygılarımla...
|
|
|